İSTANBUL / TEKHA
Dünya Likit Gaz Birliği (WLGA) tarafından organize edilen Likit Gaz Haftası (Liquid Gas Week), ‘Değişen Dünyada Dayanıklılık’ temasıyla İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı. Türkiye’de ilk defa hayata geçirilen ve 16 Ekim Cuma günü tamamlanacak zirvede; uluslararası kuruluşların temsilcileri, sektör liderleri ve enerji uzmanları Türkiye’nin enerji vizyonunu, arz güvenliğini ve sürdürülebilir dönüşüm adımlarını değerlendirdi.
Küresel Kriz Ortamında Esnek Ve Dengeli Politika Vurgusu
Programın açılışında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji arz güvenliğinin stratejik önemine işaret ederek şunları söyledi: “Olağanüstü bir dönemde yaşıyoruz ve küresel enerji sahnesinde eşi benzeri görülmemiş zorluklar ve belirsizliklerle karşı karşıyayız. Son birkaç yıldır, birbiri ardına krizler yaşadık. Pandemi, tedarik zinciri kesintileri, ticaret savaşları, jeopolitik gerilimler ve silahlı çatışmalar. Sadece 2 gün önce pazartesi günü, Dünya Petrol Kongresi için Riyad’taydım. Uçağımız iniş yapmadan sadece birkaç saat önce, havaalanı füze saldırısına uğradı. Umarım bu, bizim yeni normalimiz haline gelmez; ancak, sürekli krizler ve belirsizliklerin yaşandığı bir döneme giriyor olabileceğimizi kabul etmeliyiz. Enerji sektörü olarak, bu yeni gerçeklere nasıl uyum sağlayacağımızı öğrenmeliyiz. Enerji güvenliğinin temel bir ulusal güvenlik önceliği olduğu konusunda hepinizin benimle aynı fikirde olacağınıza eminim. Vatandaşlarımıza güvenilir ve uygun fiyatlı enerji sağlamak, özellikle küresel ekonominin büyük bir enerji dönüşümü geçirdiği bu dönemde, giderek daha zor hale gelmektedir. Bu zorlukların üstesinden gelmek için, dayanıklı enerji sistemlerine ve her bir pazarın farklı ihtiyaçlarını dikkate alan gerçekçi, esnek ve dengeli akıllı politikalara ihtiyacımız var. Çeşitlendirme, bu akıllı politikaların merkezinde yer almaktadır. Tek bir enerji kaynağına, tek bir tedarikçiye, tek bir teknolojiye veya tek bir nakliye güzergahına bağımlı kalmayı göze alamayız.”
Otogaz Altyapısı Ve Araç Sayısında Dünya Liderliği
LPG’nin arz güvenliğindeki stratejik konumunu ve Türkiye’nin pazardaki büyüklüğünü anlatan Bayraktar, şu bilgileri verdi: “İşte tam da bu noktada LPG daha fazla ilgiyi hak etmektedir. Küresel enerji tartışmalarında LPG, bazen ‘Büyük kardeşleri’ olan petrol ve doğalgazın gölgesinde kalmaktadır; ancak enerji güvenliğine yaptığı katkı küçümsenmemelidir. Esnekliği, taşınabilirliği ve erişilebilirliği sayesinde LPG, özellikle arz kesintileri yaşanan dönemlerde milyonlarca tüketici için önemli bir alternatif sunmaktadır. Türkiye’nin deneyimi, LPG’nin değerini açıkça ortaya koymaktadır. On yıllardır LPG, evlere modern pişirme çözümleri getirmesinden otogaz yoluyla ulaşım sektörümüzü değiştirmesine kadar, enerji pazarımızda hayati bir rol oynamıştır. Günümüzde Türkiye, dünyanın en büyük ve en gelişmiş LPG pazarlarından birine sahiptir. Geçen yıl itibariyle, toplam LPG tüketiminde Avrupa’da 2’nci sırada yer aldık. Ayrıca dünyanın en büyük ikinci otogaz tüketicisiyiz ve otogaz istasyonlarıyla LPG’yle çalışan araç sayısı bakımından birinci sıradayız. Yaklaşık 10 bin otogaz istasyonumuz ve 5,2 milyon LPG’yle çalışan aracımız bulunmaktadır. Bu rakamlar, kayıtlı araç filomuzun yaklaşık yüzde 30’unu oluşturmaktadır. Bu rakamlar, LPG pazarımızın olgunluğunu ve altyapımızın gücünü yansıtmaktadır. Ayrıca, birçoğu uluslararası alanda başarılı bir şekilde genişleyerek deneyim ve uzmanlıklarını bu yeni pazarlara taşıyan Türk LPG şirketlerimizle de gurur duyuyoruz. Pazar büyüklüğü, ölçek ve ticari başarının ötesinde, LPG’yi küresel enerji erişimi sorunlarının çözümünde önemli bir araç olarak görüyoruz.”
Temiz Enerjiye Erişim Ve Küresel Sorumluluk
Milyarlarca insanın modern enerji kaynaklarına ulaşamadığına dikkati çeken Bakan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün üzerinde durmak istediğim en önemli konulardan biri, temiz pişirme konusudur. On yıllardır süren teknolojik ilerleme ve gelişmelere rağmen, ne yazık ki dünya çapında yaklaşık 2 milyar insan hala temiz pişirme imkanından yoksundur. Bu insanlar, ciddi sağlık ve çevre sorunlarına yol açan geleneksel yakıtlara ve pişirme yöntemlerine güvenmeye devam etmektedir. Bu sadece bir enerji sorunu değildir. Aynı zamanda bir halk sağlığı, ekonomik kalkınma ve çevre sorunudur. Milyarlarca insan temel modern enerji hizmetlerine erişemediği sürece, kapsayıcı bir enerji dönüşümünden söz edemeyiz. İşte bu noktada LPG gerçek bir fark yaratabilir. Elektrik ve doğalgaz altyapısının sınırlı olduğu topluluklarda LPG, geleneksel pişirme yakıtlarına pratik ve nispeten daha temiz bir alternatif sunmaktadır. Türkiye bu dönüşümü çoktan yaşamıştır ve deneyimlerimizin diğer ülkelere değerli dersler verebileceğine inanıyoruz. Elbette, temiz pişirme uygulamalarının yaygınlaştırılması için uygun fiyatlı tedarik, güvenli ekipman, güvenilir dağıtım ağları ve hükümetler, sanayiyle uluslararası kurumlar arasında işbirliği gereklidir. Temiz pişirme, bu Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’de küresel gündeme taşımayı planladığımız önemli konulardan biridir. İklim eyleminin, enerjiye erişim ve ekonomik kalkınma ile el ele gitmesi gerektiğine inanıyoruz. Temiz pişirme ötesinde, LPG ulaşım, ısıtma ve endüstriyel uygulamalarda da önemli faydalar sağlamaya devam etmektedir. Taşınabilirliği ve sınırlı altyapı gereksinimleri, onu doğal afetler ve acil durumlarda da özellikle değerli kılmaktadır. Türkiye, kapsamlı bir doğalgaz dağıtım ağı geliştirmiş olsa da, birçok ülkede hala bu tür bir altyapı bulunmamaktadır. Bu ülkeler için LPG, acil ve pratik bir enerji çözümü sunabilir.”
Sektörün Geleceğine Yön Verecek Üç Temel Hedef
Uluslararası iş birliğinin önemine değinen Bakan Bayraktar, konuşmasını şu ifadelerle noktaladı: “Geleceğe baktığımda, küresel LPG endüstrisi için 3 öncelik görüyorum. Birincisi, çeşitlendirilmiş kaynaklar, güvenilir altyapı ve daha güçlü uluslararası işbirliği yoluyla tedarik zincirinin dayanıklılığını güçlendirmek. İkincisi, özellikle temiz pişirme ve modern enerji altyapısından yoksun topluluklar için LPG’ye güvenli ve uygun fiyatlı erişimi genişletmek. Üçüncüsü, verimliliği artırmak, güvenlik standartlarını güçlendirmek ve güvenilir düşük karbonlu çözümler geliştirmek için inovasyon ve sürdürülebilirliğe yatırım yapmak. Türkiye, bu öncelikleri ilerletmek için uluslararası ortaklarla işbirliği yapmaya hazırdır. Sıvı Gaz Haftası’nın, yeni ortaklıklar kurmak ve ortak hedeflerimizi somut sonuçlara dönüştürmek için mükemmel bir platform sunduğuna inanıyorum. Enerjinin geleceği, tek bir yakıta veya teknolojiye bağlı olmayacaktır. Bu, ülkelerin farklı ihtiyaçlarına ve koşullarına cevap veren çözümlerin bir kombinasyonunu gerektirecektir ve LPG, bu sürekli gelişen enerji manzarasında önemli bir yere sahip olmaya devam edecektir.”

