• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Şile Belediyesi Davasında Görevden Uzaklaştırılan Başkan Kabadayı Hakim Karşısına Çıktı

Şile Belediyesi Davasında Görevden Uzaklaştırılan Başkan Kabadayı Hakim Karşısına Çıktı

 Şile Belediyesi Davasında Görevden Uzaklaştırılan Başkan Kabadayı Hakim Karşısına Çıktı
Okunuyor Şile Belediyesi Davasında Görevden Uzaklaştırılan Başkan Kabadayı Hakim Karşısına Çıktı

İSTANBUL / TEKHA

Şile Belediyesi’ne yönelik ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma’, ‘rüşvet’, ‘irtikap’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ile Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil’in de aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davada 7’nci duruşma görüldü.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde hazırlanan davanın 7’nci duruşması, Anadolu Adliyesi 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin konferans salonunda saat 10.00’da başladı. Duruşmada, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil’in de aralarında bulunduğu 11 tutuklu sanık salonda hazır bulunurken, bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları da duruşmaya katılım sağladı.

‘Siyasete Girmeden Önce Yerel Yönetim Tecrübem Yoktu’

Tutuklu sanık Özgür Kabadayı mahkemedeki savunmasında, “Ben yıllardır Şile’de ailemle birlikte esnaflık yapmaktayım ve geçimimi bu şekilde sağlamaktayım. İlçemde tanınan, sevilen bir esnaf olarak yaşadım. Siyasete girmeden önce yerel yönetimlerin işleyişi hakkında herhangi bir tecrübem yoktu. Belediye başkanlığı başvurusunda bulunmadan önce, özellikle Şile’de yaşayan vatandaşlarımın istekleri doğrultusunda aday oldum. 5 aday adayı arasında yapılan anketler sonucunda ismimin ön plana çıktığı söylendi. Bunun üzerine CHP yöneticileri ve Ekrem İmamoğlu tarafından adaylaşacağım söylendi. Seçim kampanyası ya da belediye tecrübem olmadığını zaten ifade etmiştim, kendileri de biliyorlardı. Buna rağmen aday oldum ve beklenmedik şekilde seçimi kazandık. Göreve başladıktan sonra şikayetler üzerine bazı personellerin görev yerlerini değiştirdim veya görevlerinden uzaklaştırdım. Bazı usulsüzlükleri araştırdım. Bazılarına müdahale ettim. Bazılarını ise tecrübesizliğim ve içinde bulunduğum şartlar nedeniyle, zamanında çözememiş olabilirim. Ancak idare eksiklik veya yanlış değerlendirme ile suç işleme kastı aynı şey değildir. Kendi menfaatim, kendi menfaatim için suç işlemek, başkalarıyla suç anlaşması yapmak, menfaat toplamak üzere ekip kurmak veya bu amaçla talimat vermek gibi bir irade, asla ve asla olmamıştır” dedi.

‘Taleplerden Bunalıp Salondan Çıktım’

Kabadayı savunmasını şu sözlerle sürdürdü: “Seçimden yaklaşık bir veya iki ay sonra İstanbul’da bir otelde CHP’li 26 belediye başkanının katıldığı bir toplantı yapıldı. Toplantıya, Ekrem İmamoğlu ve o zamanın CHP İl Başkanı Özgür Çelik çağırdı. Toplantı öncesinde telefonlarımız özel kalemlere verildi ve benim telefonumu da o zamanki yanımda bulunan özel kalem Oğuz Kaçmaz aldı ve toplantıya başladık. Toplantının konusu partinin kazandığı belediye sayısı, il örgütlerinin masrafları, önümüzdeki kongre, kurultay ya da cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili bütçe konuşuldu. Toplantıda Hasan Tozkoparan yanıma geldi. Şile’de kendisine yakın kişilere ait yapıların iskanıyla ilgili bir menfaat karşılığında partiye istenen tutardan mahsup yapılacağını söyledikten sonra ben toplantıdan çıktım. Çünkü artık taleplerden bunaldım. Artık toplantılara katılmamaya başladım.”

‘İBB Meclis Üyesi Kampının Parası Benden İstendi’

Başkan Kabadayı, iddialara ilişkin olarak, “Şile’de bir otelde İBB meclis üyesi kampı yapıldı. Bu kampın parası Hasan Tozkoparan tarafından benden istendi. Bunu da bana ileten Oğuz Kaçmaz. Ben de Özgür Çelik’i aradım ve bu konuya itiraz ettim. Ve orada şöyle bir konuşma oldu: Adaylık döneminde normal şartlarda Şile’yi CHP’nin kazanacağını düşünselerdi ben aday olamazdım. İlla ki kendi içlerinden bir tanesi aday olacaktı. O yüzden de herhangi bir adaylık masrafı ya da adaylık parası böyle bir talepte bulunulmadı benden. Ama seçim kazanıldıktan sonra ne oldu? Şile’ye bir akın oldu parti tarafından. Adaylık döneminde para vermemiş olmamın telafi edilmesinin beklendiği yönde sözler söylenildiğini çok iyi hatırlıyorum, yani bu otel parasıyla ilgili. Ben bu taleplere hep karşı çıktım, 1 lira dahi ödemedim” ifadelerini kullandı.

‘Personellerin İşten Çıkarılması İstendi’

Görevden uzaklaştırılan belediye başkanı, “Bir gün Hasan Tozkoparan tarafından telefonuma 3-4 tane Şile Belediyesi personelinin isminin yazdığı mesaj geldi. ‘Bunlar seçim zamanı Ekrem İmamoğlu’na küfür etti, bunlarla yolumuzu ayırmamız lazım’ dedi. Ben bu arkadaşları çağırdım. Bunu onlara söylerken onlar da ağladı, ben de ağladı. Bana 2 ay müsaade edin ben kendimi toplayayım, şu an bir şey yapamıyorum elim kolum bağlı dedim. Daha sonra yine bir personelin bana bozkurt yapan fotoğraflarını atarak işten çıkarmamı istedi. Direkt aradım başkanı dedim ki, Hasan Başkan, ben kalkayım buradan siz oturun. Benim alacağım personele, çıkaracağım personele siz karar verecekseniz ben kalkayım dedim. Ben bu konudan sonra özellikle bu siyasi aidiyeti gerekçe göstererek bütün il başkanlığıyla olan sürecimi kestim” şeklinde konuştu.

‘Hangi Sanatçılar Müsaitse Onlar Geldi’

  1. Şile Bezi Festivali hakkındaki iddialara da değinen Kabadayı, “Herkesin ağzında bir Sıla. Başkan Sıla’yı istedi deyip durdular. Ben özellikle Sıla’yı istemedim ama şunu istedim; önceden gelen sanatçılar gelmesin. Bu olayı biraz magazinleştirmişler ama böyle bir durum yok. Hangi sanatçılar sunulmuşsa, hangi sanatçılar müsaitse o gelmiş. Sıla’nın o gün başka bir konseri varsa ne yapacaktık? Festivali iptal mi edecektik, Sıla gelemedi diye. O yüzden biraz bu konuyu abarttılar” açıklamasında bulundu.

‘Berna Avcı’ya Doğum Günü Hediyesi Olarak Telefon Aldık’

Kabadayı, “Berna Avcı’ya bir telefon aldık. Bunun için eşim de para verdi, ben de verdim. Özel kalemde Emel vardı zannedersem, o da verdi. Oğuz da, ‘Ben de kalanını tamamlarım birkaç arkadaşla’ dedi. Ben Sercan’a para dahi vermedim. Sercan’la bir ilişkim yok benim. Ben Oğuz’la yaptım bu işi. Oğuz’a Berna’nın doğum günü olduğunu söyledim. Telefonu da arızalı mıydı, neydi. Dedim bir telefon alalım hep birlikte. O alınan telefon bu telefon. Ama öyle bir anlatılıyor ki işte ben çantadan bir balya çıkarmışım. Ben şeyim ya, Richie Rich’im o ara herhalde. Odada her yerde para var sanki” dedi.

‘Dolar Verdiğim İddiası Doğru Değil’

Parasal iddialara açıklık getiren Kabadayı, “Çağlar Ersoy araba için geldi 700 bin lira istedi, ben de o kadar çıkmaz benden dedim. 100 bin lira verdim. Akşam ayarladım, ertesi gün aradım; eşinle çocuğunla bize gelirsin yemeğe 100 bin lira ayarladım, onu takdim ederim sana dedim. Bu kadar. Denildiği gibi dolarlar vermedim. Mutlu U.’ya verilen para olayına ilişkin de, Mutlu U. beni aradı, parasal bir sıkıntısı olduğunu söyledi. Ben de Çağlar Ersoy’u aradım. Alacağım vardı zaten, sen ver sonra hallederiz dedim. Olay bundan ibaret” şeklinde konuştu.

Duruşma Ertelendi

Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının taleplerini dinlemesinin ardından ara kararını açıkladı. Duruşmanın, 6 Kasım saat 14.00’te görülmeye devam edeceği bildirildi.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın