• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Adalet Bakanı Akın Gürlek: Sağlık Çalışanlarına Şiddet Kırmızı Çizgimizdir

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Sağlık Çalışanlarına Şiddet Kırmızı Çizgimizdir

 Adalet Bakanı Akın Gürlek: Sağlık Çalışanlarına Şiddet Kırmızı Çizgimizdir
Okunuyor Adalet Bakanı Akın Gürlek: Sağlık Çalışanlarına Şiddet Kırmızı Çizgimizdir

İSTANBUL / TEKHA

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla mücadelede taviz vermeyeceklerini ifade etti. Personelin can güvenliğini temin etmenin kamu hizmetinin kesintisiz sürmesi adına şart olduğunu belirten Bakan Gürlek, bu alandaki kararlılığı vurguladı.

Bakan Gürlek, İstanbul’da düzenlenen ‘Tıp ve Adalet Sempozyumu: Hekim ve Hâkim Perspektifinden Tıbbi Uygulamalar’ programında konuştu. Konuşmasına son dönemde yaşanan yağış, sel ve su baskınlarından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Gürlek, “Son üç gün içinde İstanbul ve Sakarya başta olmak üzere aşırı yağışlar nedeniyle meydana gelen afetlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, maddi ve manevi zarar gören tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yargı ve sağlık çalışanlarımızın afet dönemlerindeki kıymetli gayretlerini de takdirle karşılıyor, Allah’ın bizlere bir daha böyle afetler yaşatmaması temennisiyle sözlerime başlıyorum.” şeklinde konuştu.

Tıp ve hukuk disiplinlerinin insan onuru ile temel hakları korumada kesiştiğini belirten Gürlek, her iki sahanın vatandaşların yaşam kalitesini artırma gayesine hizmet sunduğunu kaydetti.

“Sağlık Ve Hukuk Alanlarında Önemli Reformlar Hayata Geçirildi”

Sempozyumun ortak anlayışı pekiştireceğini dile getiren Adalet Bakanı Akın Gürlek, şu açıklamalarda bulundu:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde, iktidarımız döneminde diğer alanlarda olduğu gibi sağlık ve hukuk alanlarında da bir çok reforma imza attık. Gerek fiziki altyapıyı gerekse insan kaynağını güçlendirme konusunda önemli mesafeler kat ettik. Medeniyetimizin kutlu isimlerinden Kanuni Sultan Süleyman’ın, ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.’ dizelerinde ifade ettiği üzere, insan sağlığını ve hayatını her şeyin üzerinde tutan bir medeniyet anlayışının mirasçılarıyız. İşte bu anlayışla, son çeyrek asırda vatandaşlarımızın sağlık ve adalet hizmetlerine erişimini kolaylaştıran önemli reformları hayata geçirdik. Bundan sonra da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Hasta haklarını ve sağlık çalışanlarımızın hukuki güvencelerini birlikte koruyarak bu kazanımları daha ileriye taşıyacağız.”

“Sağlık Personeli Ve Hasta Hakları Yasal Güvence Altındadır”

Hekimlerin ağır yükümlülükler altında görev icra ettiğini hatırlatan Gürlek, hizmetin her aşamasında hakların korunması gerektiğini bildirdi. Mevzuat düzenlemelerine değinen Bakan Gürlek, şunları aktardı:

“Hukuk devleti ilkesi kapsamında, sağlık hizmetlerinin sunumu sırasında hekimlerimizin, diğer sağlık çalışanlarımızın, hastaların ve hasta yakınlarının haklarının hukuki güvence altına alınması, sürdürülebilir, adil ve kaliteli sağlık hizmetinin en temel şartıdır. Hastaların hakları ile sağlık çalışanlarının mesleki ve hukuki güvenceleri, birbirini dışlayan değil, birbirini koruması gereken değerlerdir. Sağlık hizmetlerinden doğan iddialara ilişkin soruşturma usulü de bu hassasiyetle değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda hasta hakları ile sağlık çalışanlarının hukuki güvencelerini korumaya yönelik 2022 yılında mevzuatımızda önemli bir düzenleme yapıldı. Sağlık meslek mensuplarının tıbbi işlem ve uygulamalarından doğan ceza soruşturmalarında, kanunda öngörülen kapsam ve şartlar çerçevesinde, Mesleki Sorumluluk Kurulu üzerinde işleyen bir izin usulü getirdik. Mesleki Sorumluluk Kurulunun izin süreci, tıbbi uzmanlığın değerlendirmeye katkı sunmasını amaçlayan bir usul güvencesidir. Bu süreç, yargı mercilerinin araştırma yetkisini ortadan kaldıran bir dokunulmazlık alanı yaratmaz. Her tıbbi müdahalenin beklenen sonucu vermemesi, hekimin kusurlu olduğu veya suç işlediği anlamına gelmez. Bu anlayışla tıbbi uygulamalardan doğan sorumluluğun değerlendirilmesinde sağlık çalışanlarımızın mesleki güvencelerini güçlendiren önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Kamuda görev yapan sağlık meslek mensuplarına idarece ödenen tazminatların rücu edilmesini özel şartlara bağlayarak kişisel mali sorumlulukları bakımından da önemli bir güvence sağladık. Böylece hekimlerimizin tıbbi kararlarını ağır tazminat endişesi altında kalmadan verebilmesini destekledik.”

“Şiddete Karşı Yasal Sınırlamalar Ve Cezai Yaptırımlar Güçlendirildi”

Sağlık çalışanlarının asılsız ithamlarla engellenmesine geçit vermeyeceklerini kaydeden Gürlek, ceza mevzuatındaki sertleşen maddeleri şu sözlerle ifade etti:

“Sağlık çalışanlarımızın mesleki sorumluluklarının adil biçimde değerlendirilmesi kadar görevleri de şiddetten uzak ve güvenli bir ortamda yerine getirilmeleri de temel önceliğimizdir. Sağlık çalışanlarımıza yöneltilen şiddet yalnızca bir bireye değil, sağlık hizmetinin bütününe ve toplumun vicdanına yöneltilmiş bir saldırıdır. Vatandaşımızın sağlık hizmetine güven içinde erişimi de zedelenmektedir. Sağlık çalışanlarımıza yönelen şiddet bizim kırmızı çizgimizdir. Sağlık çalışanlarımızın can güvenliğini korumak, kamu hizmetinin sürekliliğini korumaktır. Bu nedenle sağlık çalışanlarımızın hem mesleki hem de hukuki güvencelerini aynı kararlılıkla gözetiyoruz. Hasta haklarını korurken sağlık çalışanlarımızı da haksız isnatlar karşısında yalnız bırakmıyoruz. Sağlık çalışanlarımızın mahremiyetini ve güvenliğini koruyoruz.”

Bakan Gürlek, 2020 yılında yapılan düzenlemeyle kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında cezaların yarı oranında artırıldığını, hapis cezalarının ertelenmesinin önüne geçildiğini ve özel sağlık kuruluşlarında çalışanların da bu kapsamda kamu görevlisi sayıldığını hatırlattı. Ayrıca 2022 yılı itibarıyla kasten yaralama suçunun tutuklama gerekçesi sayılabilecek katalog suçlar arasına alındığına dikkat çekti.

“İdeolojik Odaklı Yapıları Ciddiye Almıyoruz”

Sağlık çalışanlarının gerçek taleplerine odaklandıklarını belirten Gürlek, bazı yapılara eleştiriler yönelterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sağlık çalışanlarımızın haklarını savunduğunu iddia eden ancak sağlık alanındaki sorunlardan çok siyasi ve ideolojik gündemlerle meşgul olan, adil yargılama süreçlerini hedef alan açıklamalar yapmayı meziyet sayan sözde sivil toplum örgütleri bulunmaktadır. Bu ve benzeri yapıların siyasallaşmış niyetlerini çok iyi biliyor ve onları asla ciddiye almıyoruz.”

“Sağlık Turizminde Merdiven Altı Yapılara Geçit Verilmeyecek”

Sağlık turizmindeki hızlı gelişime değinen ve “merdiven altı” olarak adlandırılan usulsüz cerrahi girişimlerle mücadeleye hazır olduklarını belirten Gürlek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kamuoyunda ‘merdiven altı’ olarak tabir edilen yerlerde gerçekleştirilen bazı cerrahi müdahaleler sonucunda ortaya çıkan hak kayıpları bakımından da Cumhuriyet başsavcılıklarımıza iletilen şikayetlerde en temel sorunların belirlenmesi ve önleyici tedbirlerin geliştirilmesi için her türlü desteği sunmaya hazırız.”

“Adaletin Yüzyılı Hedefine Kararlılıkla İlerliyoruz”

Kurumlar arası koordinasyonun toplum huzurundaki kritik rolüne işaret eden Adalet Bakanı Akın Gürlek, sözlerini şu şekilde noktaladı:

“Bütün kurumlarımızın ortak sorumluluğu, vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde yaşayacağı adil şartlar oluşturmak, bireyin ve toplumun sağlığını korumaktır. Vatandaşımızın sağlık hizmetlerine ve adalete erişimi aynı hassasiyetle gözetmemiz gereken iki temel önceliğimizdir. Türkiye Yüzyılı yolculuğunda omuzlarımızda taşıdığımız Adaletin Yüzyılı emanetine ait olduğu zirveye taşımaya son derece kararlıyız. Şundan eminim ki sağlıklı bir toplumun varlığı ve bireylerin sağlık hizmetlerine kesintisiz zamanında erişebilmesi bu yoldaki en önemli dayanaklarımızdan birisidir. Biliyoruz ki hekimin şifa için gösterdiği gayret de hakimin adalet için taşıdığı sorumluluk da insan içindir. İnsan hayatını, haklarını ve onurunu korumaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı yapmak için bütün kurumlarımızla birlikte çalışmayı sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın sağlıkta güven, yargıda adalet bulduğu bir Türkiye için aynı sorumlulukta, aynı kararlılıkta yolumuza devam edeceğiz. Bu düşüncelerle Tıp ve Adalet Sempozyumu’nun ülkemiz, milletimiz, sağlık ve hukuk camialarımız için hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum.”

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen sempozyuma Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit ile çok sayıda adli ve tıbbi temsilci katılım sağladı.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın